Anasayfa

Karikatür

Hareketli Resim - Gif

Komik Resim

Fıkra

Oyun - Game

Video

Radyo

Fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2014 Pazar

Karikatür: Ne biçim fikra lan bu?..

Bu sayfanın içeriği site yönetiminin kararı ile değiştirilmiştir. Aşağıdaki yayınlar ilginizi çekebilir.

10 Mart 2013 Pazar

Fıkra: Oğuldan babasına mektup..

Fıkra: Oğuldan babasına mektup.. www.uykusuzissizler.com
Fıkra: Oğuldan babasına mektup..

Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti. Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu... okudu: 

Sevgili baba; Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam… Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk… Baba jale hamile! Jale’nin dediğine göre çok mutlu olacağız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor. Jale benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokain ve ekstasiye ulaşacağız. Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDS'in çaresi bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye….. O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor. Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim.. Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin Oğlun….. 

NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben Mehmet’lerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim.

16 Şubat 2013 Cumartesi

Alıntı: Bir bardak çay deyip geçmeyin..

Alıntı: Bir bardak çay deyip geçmeyin.. http://www.uykusuzissizler.com/
Alıntı: Bir bardak çay deyip geçmeyin..

Bir bardak çay deyip geçmeyin aslında birçok gerçeği gösterir hayatımızdan bir kesittir.

Çayın Alt Demliği; "KAYNANADIR"
Sürekli Kaynar Durur. Hatta dikkat edilmezse taşabilir.

Üst demlik; " GELİNDİR"
Alt demlik kaynadıkça onun da harereti artar. Ama zamanla da olgunlaşır ve demlenir.

"GELİNİN KOCASI" ise bardaktır.
Her iki çaydanlıktan da yeterince nasibini alır. Biraz kaynana doldurur onu, biraz da gelin.
Bu nedenle de denge unsurudur. Açık ya da demli çayın hoşa gitmemesi bundandır.

"ÇOCUKLAR" çayın şekeridir.
Tat verir. Çok şeker çayın lezzetini bozar. Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir.

"GÖRÜMCE" ise çay kaşığıdır.
Arada bir gelir, karıştırıp gider....

"KAYINPEDERE GELİNCE" o da çay tabağıdır.
Çayın demine, suyuna karışmaz. Bir kenarda lök gibi oturur. Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.
Ancak, arasıra boşaltılması gerekir, yoksa taşıp herşeyi berbat edebilir.

"ÇAY SÜZGECİ" Ailenin Sahip olduğu Değerlerdir.
Aileyi dış müdahalelerden korur. Delikler büyük olursa, çayın tadı kaçar.

Suyu ısıtan "ATEŞ" ise hoşgörüdür.
O olmadan çay da olmaz.

KISACASI: Bir bardak çay "AİLEDİR" ve ağız tadıyla içilen bir bardak çayın üstüne yoktur..!